The Belgrad 3 Günlüğü

Day 1: Varis Yerel Saat 19:20

Kostur kostur ucaktan indik ve hirsiz tipli taksicinin bizi yaklamasi ile siki bir pazarlik icinde bulduk kendimizi. Sen de 2000 ben diyim 2300 dinar derken taksiyle otele vardik. Benim temiz banyosu olan otel hastaligim yuzunden Kerem Belgrad’in en merkezi, Istanbul’un The Marmara’si diyebilecegimiz, The Moskva otelini ayarlamisti ve otel mukemmeldi.

Tabi otele valizi atmamizla beraber – ne acelemiz varsa – depar atarcasına Comunale isimli restauranti aramaya koyulduk cunku Kerem Belgrad sinavina oyle iyi oyle iyi hazirlanmisti ki yapilacaklar biran evvel yapilmaliydi. Neyse sokakta sora sora bulduk mekalarin oldugu yeri ve mekani da bulduk, mekan hinca hinc ve tabi herkes de on numara giyinmis; biz zugurt gibi ucaktan indigimiz kiyafetlerle ! Allah’tan yer yoktu ertesi gun icin rezervasyon yaptirdik ve ciktik yan mekana gectik. Ismi Toro ve super biyerdi, hemen nehrin yaninda KaraCorceva’da. Tum gunun yorgunlu olsa da baya oturduk; super bir siste tavuk yedim ve parmesanli papates kizartmasi, Kerem de hamburger; icecek olarak da kendi yerel biralari. Oradan yuruye yuruye dogru otele, donuste yol ustundeki Mc Donald’s’tan bir kahve ve oda.

Day 2:

Otel o kadar temiz, ferah ve çalışanları guleryuzluydu ki herkese tavsiye ederim, siddetle !

Kahvalti menusu oldukca doyurucu olan otelimizden ilk gun ayrilirken resepsiyona harita uzerinden Belgrad Zoo’yu sorduk cunku ben sanki cocuklugumu hic yasamamis gibi bir profildeyim 32 yasimda olmama ragmen. Knez Mihailova caddesi icinden yuruyup once Kale Megdan ve devaminda Belgrad Fortress icinden de Belgrad Zoo ! Acikcasi en guzel gun bugundu. Kalemegdan’dan baslamak istiyorum, tum nehir manzarasini alabildigince gordugunuz kocaman bir park, cocuklar ve aileler, kocaman kocaman agaclar, kaleden kalintilar icinde baglandiginiz Belgrad Fortress. Uzun bir yuruyus, doga, tarih. Tabi devaminda hayvanat bahcesi. Icinde yuzlerce cesit hayvani barindiran hayvanat bahcesi oldukca etkileyici. Gitmeden bakimsiz oldugunu okumustum, evet cok bakimli oldugunu da soyleyemem ama bence gorulmeye deger. Ozellikle aslanlar, zurafa; adini bilmedigim ve Ingilizce’si de yazmadigi icin asla ogrenemedigim kucuk hayvanlar beni cok etkiledi. Hayvanat bahcesinden sonra otele geri yururken yine Knez Mihailova icinden yuruyebilirsiniz ki bu cadde Istiklal Caddesi gibi, ortasinda cafe’ler, dukkanlar bulunuyor. Zaten tum gun yuruyunce dogru otele dinlenmece. Cunku aksam Comunale.

Comunale sakin ortami, guzel muzikleri ve zengin menusu ile Belgrad’in luks diyebilecegimiz restaurantlarindan ve calisanlar cok ilgili. Ben klasik dort peynirli pizza yedim, Kerem de steak istedi. Pizza kamyon lastigi kadar, et de 1 kg falan gelmistir. Ben tatli sarap onerisi isteyince bana harika bir sarap getirdiler, hayatimda ictigim en guzel beyaz sarapti diyebilirim. Bu bizim ikinci senemizi kutlama yemegimiz oldu.

Day 3:

Bir onceki gece Kerem gece ben uyurken oturmus okumus okumus Zemun’a gitmemiz lazim diye uyandi. Oyle ki heyecandan kahvaltida 1250 tane kruvasan yedi. Garsonlara sormalar, bufelerden otobus icin tarif almalar derken otobuse bindik. Otobuste onumdeki cocugun kokusmus peynirli bisi yemesine kadar hersey yolundaydi. Belgrad’da uluorta yemek yemeği maşallah seviyorlar, insanlar yollarda yarim pizza ile falan geziyor sasirmayin. Neyse, zar zor bize Zemun’da oldugumuzu bir kiz vucut dili ile anlatti ve indik. Sokakta bir Allah’in kulu Ingilizce konusmuyor sehrin bu tarafinda aman diyim. Sag sol derken nehir tarafina indik ve Belgrad’in en eski kilisesi olan Katedral’e geldik, gercekten muazzamdi. Ipad ile gayet guzel fotograflarimizi cektik, tam cikiyoruz arkamizdan bir kadin beni kolumdan tuttu ve kendi dilinde ipadi gostererek soylenmeye basladi, biz de Ingilizce turist oldugumuzu soyledik ama fark etmez o devam etti, ibadet ederken bizim içeride fotoğraf çekmemize sinirlenmişti. Kerem de onlarin diline uyarlanmis sekli ile “No flajjjjjj” yani flassiz cektik dedi ama caresizdik, ezildik, utandik ve kactik.

Kiliseden sonra nehir kenarina yuruduk, guzel mekanlar var, mahalle arasinda gezerken pazara rastladik gezdik, cok eglenceliydi. Bir kafede kahve ictik ve sonra otobus duragina Usce alisveris merkezi icin. Usce klasik avm, Zara falan var, bence gitmeye gerek yok. Oradan cikinca yine Knez Mihailova’ya gittik cunku Kerem’in yapilacaklar listesinde St.Michael’s Katedral eksik kalmisti. Yuru babam yuru, geldik gezdik ve geri yuruduk, bi de meydanda ki Prens Nikolai heykeline de baktik derken ben zaten bittim ve oda. Odada 1,5 saat dinlenmece saat oldu 8bucuk. Yemek icin yine Kerem’in yapmazsak donuste bizi Taksim’de asarlar listesinde bulunan Skarlija’ya gittik. Bohem kisimmis. Restaurantlar, calgicilar, yemekler, ickiler… Tabi ben pert oldugum icin iki bira sonra kalktik ve uyku.. Zaten Kerem’in herseyin fiyatini 40’a bolmekten beyni de yanmıştı çoktan.

Day 4:

72 nolu otobus ile havaalanına gidiş, free shopta no alkol savasi, cikolata alimi, PGS, Yaman’in abisi Kenan ile ayni ucakta olmak.

Written By
More from Merve TUNCER

İçİnİz rahat bİr hamİlelİk İçİn Harmony Prenatal Test

Hamile olduğumu öğrendiğim günü an be an hatırlıyorum. O heyecan, mutluluk tarifi...
Read More

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *